Dolby Digital

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 


1965 yılında, Ray Dolby adında bir Amerikan fizikçi ve mühendisi Londra’da Dolby Laboratuarlarını kurdu. Hedefi profesyonellere ve genel kullanıma yönelik olarak ses kalitesini yükseltmek için parazit azaltma sistemleri geliştirmekti. Dolby ismi şu anda tüm dünyada biliniyor ve yarattığı çevresel ses standartları hem sinemalarda hem evlerde kullanılıyor.

Dolby Laboratuvarlarında geliştirilen bu format, en yaygın kullanılan temel surround/çevre ses formatıdır. Basit anlamda sesi dört kanaldan vererek çevre etkisi yaratır. Sol ön, sağ ön, orta ön (merkez) ve surround kanallarından oluşur. Bas seslerin üretildiği (düşük frekans) bir subwoofer eklemek de mümkün olmaktadır. Band genişliği 100Hz-7000kHz arası olan surround kanalı monodur ve iki arka hoparlörler besleyerek aynı sesi üretir. Bu formatta ses dijital olmayıp analogtur.

Dolby Pro Logic: Bu sistem, Dolby Surround ses sisteminin dört kanallı olacak biçimde geliştirilmiş hâlidir. Ek olarak bir merkez kanal içeriyor ve arka kanal iki ses ünitesi tarafından paylaşılıyor.

Dolby Dijital
Bu dijital veri sıkıştırma sistemi, Dolby laboratuvarları tarafından yaratılmıştır. Bu sistem sayesinde çok kanallı sesler DVD soundtrack olarak şifrelenebilmektedir. Dolby dijital çeşitleri ondalık noktalı sayılarla ifade edilmektedir. İlk sayı Bandwith sayılarını , ikinci sayı ise Subwoofer kanalını belirtmektedir. Böylece 1.0 mono, 2.0 stereo ve 5.1 de 5 kanal ile subwoofer anlamına gelir.

Dolby Digital 5.1 -ki aynı zamanda AC-3 (Audio Code-3) olarak da bilinir-, altı kanallı bir ses sistemi - iki ön, iki arka, bir merkez ve bir subwoofer. Bu formata uygun olan filmler genellikle en az 5 mikrofonun yardımıyla çekilirler (tepeden bir mikrofon ana sesler için ve dört mikrofon da arka plan seslerini kaydetmek için). Dolby Surround ve Pro Logic'ten farklı olarak, bu sistemdeki bant genişliği 20 Hz ile 20 KHz arasındadır.

Buradaki AC-3 terimi de, dinleyicinin duyamayacağı sesleri ortamdan ayıran ve altı kanallı Dolby Digital ses kaydını gerçekleştiren kodlama teknolojisinden gelir. Dolby Digital 5.1 ses sunan ilk film 1992 yılında gösterime giren Batman Returns adlı filmdir. O günden beri, neredeyse tüm DVD'ler bu standarda uygun dijital seslerle donatılmışlardır.

Dolby Digital EX
Dolby Digital EX ise, Dolby Digital 5.1'in dinleyicinin arkasına yerleştirilen iki ekstra hoparlörü de desteklemesini sağlayan geliştirilmiş bir sürümüdür. Bu sayede, kenar hoparlörler uygun yerlere yerleştirerek ses efektleri ve filme kendinizi kaptırmanızı sağlayacak sesler arkadan dinlenebilir. Ancak unutulmamalı ki, Dolby Digital EX gerçek bir 6.1 veya 7.1 ses standardı değildir, çünkü surround kanalı klasik 5.1 surround ses kanallarından matris kodlama yöntemiyle elde edilir. Bunun için ses Dolby Digital olarak İlk önce Dolby Dijitalin iki atasının bir tanımını verelim:
 
• Dolby Surround: Üç kanala sahip, 100 Hz’den 7 kHz’e uzanan bir bant genişliği ile iki ön ve bir arka kanal.
• Dolby Pro Logic: Dört kanal ile Dolby Surround’un geliştirilmişi, bir merkez ve arka sesler için bir kanalı paylaşan iki element.

Dolby Dijital 5.1’e gelince (AC-3 – Audio Code-3 – olarak da bilinir.), altı kanala sahiptir: İki ön, iki arka, bir merkez ve bir subwoofer. Bir film çekilirken, genellikle ses en az beş mikrofonla kaydedilir (biri konuşmalar, dördü arka plan ses efektleri için). Dolby Surround ve Pro Logic’in aksine, bant genişliği 20 Hz’den 20 kHz’ye kadar uzanır. AC-3 terimi kullanıcının duyamadığı ses datasını yok eden ve altı kanalda kodlanmış Dolby Dijital bir ses üreten kodlama teknolojisine bir atıftır. Dolby Dijital ses için kati suretle gerekli olan şey bir dekoderdir – Creative Labs Extigy’deki, ya da Fortissimo III’deki gibi.


 
Dolby Dijital, 1:12 civarında sabit bir ses sıkıştırma metodu kullanır. Bunun anlamı, kodlanacak ses ne kadar çok olursa olsun, sıkıştırmanın her zaman aynı olacağıdır, böylece sabit çıkışlı bir sıkıştırma algoritmasına sahip oluruz. Bunun pratik yönü disk alanıdır, fakat kötü yönü ses miktarı arttıkça ses kalitesinin düşmesidir. Fakat DVD yüzeyinde daha az alan ses için kullanıldığından, farklı diller ve ekstra özellikler için daha fazla alan kalır ve bu kalite kaybını karşılayabilir.

Genelde, AC-3 ses 18 bit’de kodlanır, böylece Bir AC-3 sesin standart çıkışı 384 Kbps olur (6 kanal x 18 x 48 kHz). Dolby Dijital dekoder, sesi ön kanallara bir milisaniye gecikme ile gönderir çünkü dinleme pozisyonu ön ya da merkez hoparlörlerine kıyasla arkaya daha yakındır. Bu ardışık ses almayı optimize eder. Bazı dekoderlerde en iyi dinleme ayarını verebilmek için bu gecikmeyi ayarlayabilirsiniz.

Dolby Dijital standartının ana avantajı, DVD için dijital ses çevre standartı olmasıdır. DVD standartını tanımlayan kurallara göre, DVD üzerinde Dolby Dijital Ses kayıdı olmadan, başka hiçbir dijital ses kayıdı koyulamaz. Böylece, bir DVD’de hiçbir zaman, mesela, bir DTS ses kaydını kendi başına bulamazsınız ve çoğu DVD sadece bir tane dijital ses kaydına sahiptir: Dolby. Bu da bizi standartın ikinci avantajına götürür – kesinlikle evrensel bir standarttır. Dolby Dijital 5.1 ses kayıtlı ilk film 1992’deki “Batman Returns” idi. O zamandan beri, tüm DVD’ler bu standartı kullandı.

Dolby Dijital EX, dinleme pozisyonun arkasında bir yada iki ekstra çevresel hoparlör desteği olduğundan, Dolby Dijital 5.1’in gelişmiş bir versiyonudur. Bunun anlamı, yan kolonlarınızı doğru pozisyona koyabileceğiniz ve ses efektlerini ve derinliği arkadan alabileceğinizdir. Yine de Dolby Dijital EX’in “gerçek” bir 6.1 yada 7.1 ses standardı olmadığını aklınızdan çıkarmayın çünkü çevresel kanal geleneksel 5.1 çevresel hoparlörlerden matris kodlama yolu ile elde ediliyor.

Ses Dolby Dijital’deki gibi kaydediliyor ve altıncı kanal ilk kodlama yapıldığı zaman ekleniyor. Ses mühendisleri filmi izlerler ve hangi seslerin arkaya taşınması gerektiğine karar verirler, bu yüzden EX kesinlikle bir gelişmedir. 6.1’in mi yoksa 7.1’in mi iyi olduğu tartışmasına gelince, bu kesinlikle anlamsız. 6.1’de arka merkez hoparlör mono ses üretir. 7.1’de iki arka merkez hoparlör aynı mono sesi üretir. Fortissimo III 7.1 ve Digifire 7.1’in avantajı, daha fazla yada daha az istemenize göre 6.1’i ya da 7.1’i seçebilirsiniz.iki mod arasındaki seçim tamamen teknik bir meseledir. Eğer çok fazla dinleme alanına sahip geniş bir odaya sahipseniz, 7.1 mükemmel olur, aksi takdirde 6.1 kesinlikle yeterlidir.

G.S.M.

1972 yılında Bell Laboratuvarları’nda mobil iletişimi gerçeklemek amacıyla hücresel sistem kurma fikri ortaya atıldı.O günden bu yana pek çok haberleşme şirketi ve kurumlar bu fikri benimsedi.Bunun üzerine pek çok şirket...

GSM 900 ve GSM 1800

Avrupa ülkeleri tarafından başlangıçta sadece Avrupa’da kullanılmak üzere geliştirilen GSM, tüm dünyada oldukça büyük bir kabul görmüş ve yaygınlaşmıştır. Bugün pek çok ülkede, GSM servislerine büyüyerek devam eden talebin karşılanması...

Hücresel Telefonda Bant Genişliği

Mobil Radyo Telefon (Mobile Radio Telephone)'lar telefon ağına bağlı ilk ticari ve kablosuz telefonlardır. Hücresel telefon teknolojisinin ilerlemesiyle birlikte sonradan 0G ( Zero Generation - Sıfırıncı Nesil) olarak anılmaya başlanmıştır.

    Yusuf Gökçe

    'Yusuf GÖKÇE Blog' Teknoloji'nin her dalından hayatımızı kolaylaştıran buluşların kısa ve öz teknik bilgileri bu portalda olacak...

    Bizden Makaleler

    © 2026 Yusuf Gökçe. Elektrik, Elektronik, Bilgisayar, Otomasyon, Telekominikasyon...

    Arama