
Bugün yeryüzünde, 600 milyon dolayında telefon abonesinin herhangi biri istediği diğer herhangi bir abone ile bağlanıp görüştürülebilir ve istek ortadan kalkınca da bağlantı çözülür. Bu, devasa sistem abone postaları denilen uç cihazlarından, bunları bağlayan iletim olanakları ve bağlanıp çözülmeyi sağlayan bağlaşma merkezlerinden, yani santrallardan oluşur. Bu yapı içerisinde telefon santralının iki önemli görevi vardır.
- Kendisine bağlı olan abonelerden herhangi birisinin işaretleşme protokollarına uygun olarak gönderdiği elektriksel işaretler sayesinde, diğer herhangi bir aboneyi seçmesine olanak sağlamak,
- Haberleşme sistemindeki haberleşme kanallarının sayısını azaltmak.
Bu ikinci nokta bir abonenin her istediği anda bağlantı kurulamaması, yani bir kısıtlama anlamına gelmektedir ve örneğin böyle bir durumla 0,01 olasılıkla karşılaşma gözönüne alınarak santralda önemli alet ekonomisi sağlanır. İlk kuruluşundan bugüne kadar geçen süre içerisinde telefon santrallarında üç çağ yaşanmıştır.
a) Manuel Santraller Çağı: 1878'de başlamış ve 1930' larda maksimum abone sayısına erişilmiştir. Bugün sadece yüzde birkaç mertebesinde aboneye sahiptir. Bu çağın özellikleri,
- Fiş ve Jak teknolojisi
- Operatris kontrolü, tekrarlama ve çok operatrisle kontrol
- Besleme kaynağının merkezileşmesi olarak özetlenebilir. Operatris kontrolünün esnekliği ve verimliliği "kaydedilmiş programla kontrolün" da temel felsefesini oluşturmuştur.
b) Elektromekanik Santrallar Çağı: 1892'de ilk otoma tik telefon santralının kurulması ile başlar. 1980 ortalarında maksimum abone sayısına sahip olmuştur. Bu çağın özellikleri,
- Direkt adım adım kumanda
- Endirekt adım adım kumanda- Kumanda ve konuşma organlarının farklılaşması
- Ortak kumanda (Marker kontrolü)- Döner tip seçiciler
- Kesişmeli seçiciler
- Tam otomatik bağlanma, alternatif yol bulmadiye özetlenebilir.
c) Elektronik Santrallar Çağı: 1965 ilk elektronik santralın kurulması ile başlar. Bugün yeryüzündeki oranı düşük olmakla birlikte, 2000'li yıllarda hemen tüm santrallann elektronik santrallar olacağı görülmektedir. Buçağın belli başlı özellikleri de,
- Yüsek güvenilirlik (işletme kolaylığı ve az bakım gereksinimi)
- Güç gereksiniminin ve yer gereksiniminin azalması
- Bilgisayarla kontrol (merkezi veya dağınık)
- Yeni ve çeşitli hizmetleri ucuza sağlama
- Daha büyük trafik taşıma kapasitesi
- Yeni durumlara uydurulabilme esnekliği olarak belirtilebilir.
Telefon Şebekesi
Telefon hizmeti yıllar boyu önemli değişme ve gelişmeler göstermiş; bağlaşmanın elle sağlanması, abone mikrofonlarının lokal bataryalardan beslendiği Manuel santrallardan kadran işaretlerine göre otomatik bağlaşma sağlayan elektromekanik ve bilgisayarla kumanda edilen elektronik santrallara gelinmiştir. Bugün telefon hizmeti, hiyerarşik bir düzenleme içerisinde santralları, lokal, ara, bölge ve uluslararası santrallar olarak sıralayarak ve farklı fonksiyonlar yükleyerek oluşturulan bir telefon şebekesi tarafından sağlanmaktadır. Bu yaygın şebeke, konuşma dışı (veri, faksimile vb.) işaretlerin iletiminde de kullanılmaktadır.
Haber işaretlerinin bağlaştırılmasında "devre bağlaşma tekniği" ve "hafızalı bağlaşma tekniği" olmak üzere iki teknik vardır. Devre bağlaşma tekniği konuşma işaretlerinin bağlaştırılmasında yaygın olarak kullanılmakta, çağıran ve çağrılan aboneler arasında bir bağlantı yolu kurulmasını ve bu yolun tüm konuşma süresince o konuşmaya ayrılmasını sağlamaktadır. Bugün kullanılan iki türlü aevre bağlaşması söz konusudur: Uzay çoğullamalı bağlaşma, zaman çoğullamalı bağlaşma.
Uzay Çoğullamalı Bağlaşma (Uzayda Bağlaşma): Bir sistemin geçirdiği eş zamanlı çağırmaların herbiri için "uzayda ayrı bir yol" kurulduğunu ve bu yolun çağırma süresince bağlı kaldığını ifade eder. Bu fonksiyonu yerine getiren santrallar döner tip ve kesişmeli tipten elektromekanik veya kesişmeli tipten elektronik santrallardır. Analog iletilen konuşma işaretlerinin ana log olarak bağlaştınlmasını sağlarlar. Bu tip santrallara kısaca "analog santrallar" denir.
Zaman Çoğullamalı Bağlaşma (Zamanda Bağlaşma): Zaman çoğullamalı bağlaşma tekniği sistemin geçirdiği eş zamanlı her bir çağırma için "zamanda ayrı bir kanal" tahsis edilmesini ve çağırma sonuna kadar bu zaman kanalının çağırmanın hizmetinde kalmasını ifade eder. Zamanda bağlaşma tekniği elektronik santrallar çağının başından beri kullanılmakta olan bir tekniktir. Bağlaştırılan işaret sayısal işaret ise "sayısal bağlaşma sistemi" söz konusu olur ve kısaca "sayısal santral" diye adlandırılır.
Ne tipten olursa olsun bir telefon santralı, iki abonenin birbirleri ile bağlanıp görüştürülmesinde bir dizi fonksiyon icra eder. Bunlar, Abonenin çağırma isteğinin farkedilmesi Çağırma için ön hazırlıklar Aboneye çevir sesi gönderilmesi Çevrilen numaraların kaydedilmesi Konuşma yolunun kurulması Çağrılan meşgulse, meşgul sesi gönderilmesi Çağrılan meşgul değilse, çıngırağının çaldırılması Konuşma sonunun farkedilmesi Konuşma yapılıp yapılmadığının kaydedilmesiBağlantıların çözülmesi, ilk duruma dönüşolarak sıralanabilir. Amaç konuşma yolunun kurulmasıolduğuna göre, bunun dışındaki işlemler, santral abonearasında çağırmanın durum hakkında bilgi alışverişiniya da bu bilgilere göre sistemin kontrolünü sağlayanişlemlerdir.Bunlar santral diline çevrilince, santralın bir çağırmadakikontrol akış diyagramı Şekil 3'teki gibi verilebilir. Busadece tek bir çağırmayı santral içi aramayı gözönünealan bir akış diyagramıdır. Gerçekte karşılaşılan durumçok daha karmaşık olacaktır.











