
ADSL (Asymmetric Digital Subscriber Line / Asimetrik Sayısal Abone Hattı) teknolojisi aslında xDSL diye adlandırılan iletişim teknolojisi ailesinin bir üyesidir. xDSL ailesi uzak mesafeler arasında sıradan bakır kablolar (telefon hatları) üzerinden yüksek miktarda veri aktarımı yapmayı mümkün kılan teknolojiye verilen genel bir isimdir. Farklı türleri vardır ve baştaki “x” harfi bunu ifade eder (ADSL, VDSL vb.).
POTS (Plain Old Telephone Service – Düz Eski Telefon Hizmeti) denilen ve şu anda kullanmakta olduğumuz telefon şebekesi en başta sadece sesimizi taşımak üzere tasarlanmıştır. Telefonla konuşurken telefon ahizesindeki mikrofon sesimizi elektrik sinyaline çevirir. Bu elektrik sinyali analog bir sinyaldir, yani konuşurken yükselip alçalan, değişik tonlar alan sesimiz birebir elektrik sinyaline çevrilir. Bu sinyal telefon cihazından telefon hattına, oradan da bağlı olduğumuz telefon santraline kadar ulaşır. Şimdi, eğer aynı santrale bağlı diğer bir abone ile konuşuyorsak sesimiz hemen diğer abonenin hattına aktarılır, eğer diğer bir santrale bağlı bir abone ile görüşüyorsak, sesimizin diğer santrale aktarılması gerekir.

Telefon santralinde sesimiz (analog elektrik sinyali halindeydi) dijitale çevrilir. Bu işlem Windows’taki “ses kaydedici” ile mikrofondan sesimizi kaydetmek gibi düşünülebilir. Dijitale çevrilen ses, bundan sonra, diğer binlerce telefon görüşmesiyle beraber dijital formatta yüksek kapasiteli veri hatlarıyla diğer santrale veya bir çok santralin bağlı olduğu bir merkez santrale gönderilir. Bu yöntemle tek bir kablo üzerinden (çoğu zaman fiber optik bir kablo) aynı anda binlerce telefon görüşmesi yapılmaktadır.
Telefon sistemi tasarlanırken sadece ses iletimi göz önüne alındığından, normal bir insan sesinin 4000 Herzt frekansında çok fazla kayba uğramadan aktarılabileceği görülmüş ve telefon sistemi buna göre tasarlanmıştır. Bu sebeple, az önce bahsettiğimiz analogdan dijitale çevrim işlemi 4000 Hz veya 4 KHz ile örneklenmektedir. Bu frekansın üstünde kalan tüm sinyaller iptal olmaktadır. Santral tarafında 4 Khz üstündeki frekansları yok eden bir filtre bulunmaktadır.
Dial-up modemler, işte bu 4 KHz aralıkta ses sinyalleri göndererek (modem bağlanırken duyduğumuz sesler) karşı taraftaki modemle haberleşirler. Bilgisayardaki dijital bilgi modem tarafından ses sinyaline (analog) çevrilir, telefon hatlarından gönderilir, karşı taraftaki modem ise bu sesleri tekrar dijital bilgi haline çevirir. Ses sinyalleri bu 4 kHz’lik aralık içinde olmak zorundadır, çünkü üstündeki frekanslar santralde direkt filtrelenmekte yani yok olmaktadır. 4 KHz’lik bu aralıkta gönderilebilecek maksimum veri 28.800 bit/saniye’dir. Fiziki sınır 28.800 bps (bit per second-bit/saniye) yani yaklaşık 3 Kilobayt'dır, ancak sonradan geliştirilen sıkıştırma teknikleriyle daha fazla veri aktarımı mümkün olmuştur. Evimize gelen bakır kablo aslında çok daha yüksek frekanslarda veri taşıyabilir. DSL’in yaptığı da işte bu 4 KHz’lik bölümün üstündeki frekanslarda veri aktarımı yapmaktır.
Telefon hattımız “adsl’e açılırsa”, santral tarafında evimizden gelen hat bir ayırıcı ile iki hat haline getirilip, bir ucu eski sisteme (POTS), diğer ucu ise DSLAM adı verilen cihaza bağlanıyor.
Böylece ilk 4 KHz’lik ve sesimizi taşıyan frekans bandı eski telefon sistemine giderken, bunun üstündeki frekanslar ise bize DSL bağlantısını sağlayan DSLAM cihazına ulaşıyor. xDSL bir iletim teknolojileri ailesidir , 4 kHz’nin üstünde kalan alanı asimetrik olarak bölünerek , download’a daha fazla frekans aralığı bırakılmıştır. Bunun sonucu olarak, ADSL bağlantısı seçenekleri 128/32, 256/64, 512/128, 1024/256 ve 2048/512 gibi download/upload hızları farklı olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yukarıdaki grafikte bakır telefon telinin taşıdığı frekans aralığını görüyorsunuz. İlk 4 kHz’lik alan, dediğimiz gibi, POTS olarak yani ses iletimi için kullanılıyor. Daha sonra biraz boşluk bırakılmış ve UPSTREAM yani veri gönderimi için kullanılan frekans aralığı, biraz boşluk ve diğerlerinden daha geniş bir DOWNSTREAM yani veri indirimi aralığı söz konusu. İnternet’e bağlıyken dahi telefon görüşmesi yapabildiğimizi burada görüyoruz. Çünkü ses ve veri iletimi farklı frekanslarda yapılıyor. İnternet bağlantımız telefon konuşması için ayrılan alana hiç girmiyor, aynı şekilde, telefon görüşmesi yaptığımız frekans aralığı İnternet için ayrılandan farklı.
Şimdi de ADSL’in avantaj ve dezavantajlarını özetleyelim:
Avantajlar
* Yüksek hızda İnternet bağlantısı.
* 7/24 kesintisiz bağlantı.
* Daha düşük ping süreleri (On-line oyunlarda daha iyi sonuç).
* Telefon hattından bağlanmasına rağmen, İnternet’i kullandığınız anda dahi telefonunuz meşgul gözükmez, hem İnternet’i hem de telefonu aynı anda kullanabilirsiniz.
* İlk yatırım maliyeti diğer hızlı İnternet seçeneklerine göre düşüktür (Uydu v.b).
* Ülke genelinde ve dünyada en yaygın ve en basit seçenektir.
Dezavantajları
* Dial-up’a göre pahalıdır, ancak her gün belli bir saatin üstünde bağlandığınız zaman kara geçebilirsiniz.
* Telefon hatları üzerinden sağlanan bir hizmettir ve bir takım sınırlamaları vardır. Eğer eviniz/iş yeriniz telefon santraline belli bir mesafeden daha uzaksa (dolayısı ile aranızdaki telefon teli daha uzunsa), telefon teli düşük kalitede veya bazı noktalarında hasar görmüşse bağlantı sağlanamaz veya sık sık problem yaşanır.
* Halen bazı bölgelerde Telekom bu hizmeti verememektedir.











